No Touch Lazer

NO TOUCH LASER – GÖZE DOKUNULMADAN, TEMAS OLMADAN YAPILAN GÖZ LAZER TEDAVİSİ

No Touch Laser tedavisi ile miyop,hipermetrop ve astigmat tedavisi göze dokunmadan yapılır.

Bu yöntem hangi hastalara uygulanabilir? Göz yapısı uygun olan miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir. Yani, uzak ve yakın görme sorunu olan hastalar bu tedavi için aday olabilir.  Özellikle korneası ince olan ve kornea yüzeyi normalden daha dik olan olgularda da  No Touch Laser tedavisi uygulanabilir.

Uygulama nasıl yapılıyor? No Touch Laser tedavi işlemi, sadece anestetik damla damlatılmasıyla yapılır ve uygulama sırasında hasta ağrı duymaz. Tedavi sırasında göze herhangi bir cihaz teması olmaz, lazer cihazından çıkan ışınlarla göze doğrudan tedavi yapılır. Tedaviden sonra gözlerin kapatılması gerekmez, hasta iki gözünü de açık tutarak evine gidebilir. Uygulama, aynı tedavi seansında iki göze birden yapılır. Hasta eve gittikten sonra 36 saat süreyle gözlerde batışma, kızarma, ışıktan rahatsız olma ve televizyondaki küçük yazıları bulanık görme türü yakınmalar gelişir. Tedaviden sonraki 4. günde hasta bilgisayarda çalışma ve otomobil kullanma türü işleri yapmaya başlar.

Gece görüş problemlerinde nasıl bir uygulama yapılır? Halk arasında ‘kartal gözü’ olarak da bilinen wavefront uygulamasında, göz içindeki ışık saçılmaları ve sapmaları ölçülür ve lazer tedavisi buna göre ayarlanır.  Bu sapmalar wavefront tekniğiyle düzeltildiğinde kişinin kendi göz yapısına uygun tedavi gerçekleşmiş olur.

Neden No Touch Laser?

No Touch Lazer

No Touch Lazer

NO TOUCH LASER – GÖZE DOKUNULMADAN, TEMAS OLMADAN YAPILAN GÖZ LAZER TEDAVİSİ

No Touch Laser tedavisi ile miyop,hipermetrop ve astigmat tedavisi göze dokunmadan yapılır.

Bu yöntem hangi hastalara uygulanabilir? Göz yapısı uygun olan miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir. Yani, uzak ve yakın görme sorunu olan hastalar bu tedavi için aday olabilir.  Özellikle korneası ince olan ve kornea yüzeyi normalden daha dik olan olgularda da  No Touch Laser tedavisi uygulanabilir.

Uygulama nasıl yapılıyor? No Touch Laser tedavi işlemi, sadece anestetik damla damlatılmasıyla yapılır ve uygulama sırasında hasta ağrı duymaz. Tedavi sırasında göze herhangi bir cihaz teması olmaz, lazer cihazından çıkan ışınlarla göze doğrudan tedavi yapılır. Tedaviden sonra gözlerin kapatılması gerekmez, hasta iki gözünü de açık tutarak evine gidebilir. Uygulama, aynı tedavi seansında iki göze birden yapılır. Hasta eve gittikten sonra 36 saat süreyle gözlerde batışma, kızarma, ışıktan rahatsız olma ve televizyondaki küçük yazıları bulanık görme türü yakınmalar gelişir. Tedaviden sonraki 4. günde hasta bilgisayarda çalışma ve otomobil kullanma türü işleri yapmaya başlar.

Gece görüş problemlerinde nasıl bir uygulama yapılır? Halk arasında ‘kartal gözü’ olarak da bilinen wavefront uygulamasında, göz içindeki ışık saçılmaları ve sapmaları ölçülür ve lazer tedavisi buna göre ayarlanır.  Bu sapmalar wavefront tekniğiyle düzeltildiğinde kişinin kendi göz yapısına uygun tedavi gerçekleşmiş olur.

Neden No Touch Laser?

  • Tedavi göze cihaz teması olmadan gerçekleşir.
  • İki göze aynı seansta tedavi yapılır.
  • Tedavi sonrası gözler kapatılmaz.
  • İnce kornealı hastalara uygulanabilir.
  • Miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir.
Göz Kapağı İltihabı (Blefarit)

Göz Kapağı İltihabı (Blefarit) Cinsiyet farkı gözetmeksizin, her yaşta görülebilen ve oldukça yaygın bir göz hastalığıdır. Hastalık ön blefarit ve arka blefarit olmak üzere 2’ye ayrılır. Ön blefaritte göz kapağının dış kenarı ve kirpik dipleri etkilenir. Vücuttaki bakterilerin aşırı miktarda çoğalması ve derinin yağlı/ kepekli olmasından dolayı blefarit meydana gelmektedir. Arka blefaritte ise kapağın gözün içine değen kısmı etkilenir, gözyaşı yağ bezlerinin normal çalışmaması ile ilişkilidir.

Göz Kapağı İltihabı Nasıl Anlaşılır?

Her yaşta gözlemlenebilen bu hastalık, kendini belirtileriyle kısa sürede belli eder. Bu belirtilerden ilk ve en önemlisi göz kapağında meydana gelen şişlik hissidir. Bu durum kimi zaman dışarıdan bakıldığında belli olurken bazen de sadece hastaya bu hissi yaşatabilir. Bir diğer belirti ise kirpik bölgesindeki kızarıklıktır. Işığa olan hassasiyet de yine hastalığın belirtileri arasında yer alır. Hastalık, doktor muayenesi ile kısa sürede teşhis edilebilir ve genellikle de ilaç tedavisine başlanır. Tedavi evde de devam edebilir fakat doktor kontrolünde olması iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Göz Kapağı İltihabında Tanı

Göz kapağı iltihaplanması yani arpacık hastalığını teşhis etmek için göz muayenesinin yanı sıra göz kapağı içi muayenesine de ihtiyaç duyulmaktadır. El ve göz yordamı ile yapılacak muayene neticesinde tedavi planlaması yapılır ve ilaç tedavisi ile 1 hafta gibi kısa bir sürede tedavi etkisini gösterir.

Göz Kapağı İltihabının Tetiklediği Hastalıklar

Blefarit, gözkapağı bezlerinde tekrarlayan, akut iltihaplara (arpacık) ve sert şişkinliklere (şalazyon) neden olabilir. Özellikle yaşlılarda kirpiklerin içe dönmesi, göze batması ve dökülmesi gibi sorunlar meydana gelebilir. Göz kapağı iltihabı gözün görme işlevini etkilemez. Çok nadiren kornea tabakasında iltihaba ve görme sorunlarına sebep olabilir.

Göz kapağı iltihabı, göz içi ameliyat geçirecek hastalarda, ameliyat sonrası enfeksiyon riskini arttırabilir.

İltihaba Karşı Alınabilecek Önlemler

Sebebini bildiğimiz bu rahatsızlıkla ilgili alınabilecek birkaç temel önlem vardır;

Yıkanmamış ellerin göz ile teması, blefarit için temel etmenlerden bir tanesidir. Ebeveynlerin çocuklarda bu konuya özen göstermesi ve el yıkama alışkanlığı edindirmeleri çok önemlidir.

Yıkanmamış ve kirli eller, çok sayıda mikrobu barındırdığından göz ve çevresine temas ettiğinde mikroplar buraya yerleşiyor ve eğer göz ve çevresi doğru şekilde alıcı olarak yerleşiyor ve başta göz iltihabı olmak üzere pek çok hastalığa yol açabiliyor. Hem çocukların hem de yetişkinlerin bu konuda hassasiyet göstermeleri ve gün içerisinde ellerini sık sık yıkamaları gerekiyor.

Bir başka faktörse lens kullanırken dikkat edilmeyen hijyen kurallarıdır. Gerek kırma kusurlarından kaynaklı kullanımı gerekse estetik amaçlı kullanılan lenslerin göze takılmadan önce lens suyu ile iyice temizlenmesi, temiz ellerle göze takılması çok önemlidir. Buna dikkat edilmeyen ortamlar yine göz kapağı iltihabına zemin hazırlar.

Ayrıca gün içerisinde yapılan makyajın temizlenmemesi ve uzun süre ciltte kalması da göz iltihabına sebep olabilmektedir. İçerisinde pek çok kimyasal madde barındıran bu ürünler, cildimizdeki yağ ve çevreden gelen toz zerrecikleriyle birleşerek, göz iltihabına ve hatta dikkat edilmez ve tedavi edilmezse çok daha ciddi göz rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu yüzden yatmadan önce mutlaka makyajın temizlenmesi ve gözün bol suyla yıkanması çok önemlidir.

Göz Kapağı İltihabı Tedavisi

Göz kapağı iltihabı, kolay tedavi edilebilen fakat tekrarlayabilen inatçı bir hastalıktır ve evde de tedavisi mümkündür. Tedavide her gün düzenli olarak, sıcak, nemli ve temiz bez ya da pamuk ile göz kapağına ve kirpik diplerine yapılan hafif bir masajla kirpik dibinin temizlenmesi önemlidir. Bu işlem 5 dakika boyunca günde 2-3 kere uygulanmalı ve çam ağacı ekstresi içeren özel şampuanlar ile kirpik dibi temizlenmelidir. Hastaların çoğu, bu rahatsızlığın nüksetmemesi için yaşam boyu günlük temizlik rutinini sürdürmek zorundadır. Ayrıca göz hekiminin yazacağı antibiyotikli kremler veya steroidli göz damlaları da komplikasyonları önlemek ve hastayı rahatlatmak için çok önemlidir. Ayrıca göz kuruluğu da varsa gözyaşı damlaları yine hekim tarafından önerilecektir.

Dengeli Beslenme ve Göz Sağlığı

Dengeli Beslenme ve Göz Sağlığı Gün içerisindeki yoğun tempomuz ve iş hayatındaki stresli ortamımız ve bazen özel hayatın öncelikleriyle çoğu zaman sağlıklı ve dengeli beslenemiyoruz. Oysaki sağlıklı ve dengeli beslenmenin vücut direncinin yanında diğer kronik hastalıkların oluşmasını da etkiliyor. Göz hastalıkları da beslenmenin doğrudan etkilediği hastalıklardır. Peki ilerleyen yaşımız, yoğun iş hayatımız ve günün diğer koşuşturmacalarının arasında göz sağlığımızı nasıl koruyabiliriz.

Göz sağlığımız için A, C, E vitaminleri ve beta karoten içeren besinleri tüketmemiz daha kaliteli bir görüş alanına sahip olmamıza yardımcı olacaktır. Bu vitaminlerin vücuda alınmasa ile görme kaybı, göz kuruluğu, retinada hasar ve katarakt gibi göz hastalıklarına yakalanma veya varlığında hastalığın daha hızlı ilerlemesini engelleyebiliriz.

A, C, E vitaminleri ve Beta karoten içeren besinler nelerdir?

A Vitamini İçeren BesinlerKaraciğer, balık yağı, süt, tereyağı, yumurta, böbrek, peynir, yoğurt, ıspanak, maydanoz, pazı, kabak, havuçC Vitamini İçeren BesinlerKırmız biber, yeşil biber, limon, çilek, kivi, portakal, greyfurt, maydanoz.E Vitamini İçeren BesinlerBadem, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, fındık, ceviz, zeytinyağı gibi bitkisel yağlar.Beta Karoten İçeren BesinlerRengi kırmızı, Sarı ve turuncu olan sebzelerde yoğun olarak bulunur. Bal kabağı, havuç, kırmızıbiber, Patates, kayısı gibi birçok sebze ve meyvede bulunur. Yüksek miktarda beta karoten içeren besinler yukarıda saydıklarımız gibidir.

Beta – Karoten Nedir?

Beta- karoten karaciğerimizde depolanır ve gerektiğinde vücudumuzda A vitaminine dönüşür. A vitaminine dönüştükten sonra rodopsine çevrilerek retinaya taşınır.
Rodopsin pigmenti, Işığın az olduğu durumlarda görme işlevinin gerçekleşebilmesini sağlar.
Bu sebepten görme işlevimiz ve diğer göz hastalıklarından korunmada A vitamini ve Beta- karoten oldukça önemlidir.

Vitrektomi Ameliyatı Nedir

Vitrektomi Ameliyatı Nedir? Vitreus; gözü dolduran, jel kıvamında şeffaf bir maddedir. Göz hacminin yaklaşık üçte ikisini oluşturur ve gözün retina denen sinir kısmına destek vererek gözün anatomik şeklinin oluşmasına katkıda bulunur. Geçmişte retina hastalığından dolayı kör kalan çoğu hasta, günümüzde vitrektomi ameliyatı sayesinde iyi bir görme düzeyine sahip olabilmektedir

Vitrektomi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Vitrektomide göze girmek için açılan delikler, kornea dediğimiz saydam tabakanın 3-4 mm gerisinden yani pars planadan yapıldığından bu ameliyata pars plana vitrektomi denir. Vitrektomide sklera dediğimiz beyaz görünen tabakada 3 delik açılır. Bir delikten infusion hattı ile göz içine sıvı verilir. Bu sıvı, vitrektomi ameliyatı esnasında çıkarılan vitreusun yerini alır. Diğer delikten sokulan ışık kaynağı, ameliyat sırasında göz içini aydınlatmaktadır. Üçüncü delikten sokulan vitreus kesicisi ise vitreusu küçük parçalara ayırıp yutar. Ameliyat esnasında cerrah gözün içini görebilmek için ameliyat mikroskobu ve çeşitli lensler kullanır.Çoğu zaman sadece lokal anestezi ile göz uyuşturularak yapılır. Hasta ameliyat bittikten sonra evine gidebilmektedir.
Hangi Retina Hastalıklarında Vitrektomi Uygulamaktayız?

Göz içi kanama, ileri evre diyabetik göz hastalığı (proliferatif diyabetik retinopati), retina dekolmanı (ayrışması), makula (görme merkezi) deliği, makula önü zar oluşumu (epiretinal membran), göz içi enfeksiyon, göz içi yabancı cisim, göz yaralanmaları, dev retina yırtıkları, katarakt ameliyatı sırasında gözde kalmış lens kalıntıları, göz içine düşen yapay mercek gibi hastalıklarda vitrektomiyi uygulamaktayız.

Fako Yöntemi Katarakt Tedavisi

Fako Yöntemi Katarakt Tedavisi Katarakt gözümüzün içerisindeki lensin yani kendi merceğimizin saydamlığını yitirerek bulanıklaşması ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık yaşla birlikte çıkabileceği gibi doğumsal da olabileceğinden bebeklerde ve çocuklarda görülebilir.

Kataraktın ilaçla tedavisi mümkün olmadığından tek tedavi yöntemi cerrahidir. Fakat bu cerrahi işlemler, yatış gerektirmeyen ve rutin hayata dönüşün hızlı olduğu operasyonlardır.

İlerleyen teknoloji ile birlikte halk arasında lazerle katarakt ameliyatı-dikişsiz katarakt ameliyatı olarak da bilinen FAKO yöntemi ile dakikalar içerisinde hastanın, kataraktından kurtulması mümkün olmaktadır.

Tek ameliyatta enfeksiyon riski sebebiyle her iki göze birden yapılmaz, arada 1-2 gün ara bırakılır. İşlem 15-20 dakika gibi kısa süren bir zamanda tamamlanır. Hasta araç kullanmak, TV izlemek, kitap okumak gibi rutin işlerine 1-2 gün içerisinde dönebilmektedir.

Hastanın gözü bazı damlalar ile işleme hazırlanır ve uyuşması sağlanır, daha sonra 2 mm gibi ufak bir kesiden göz içerisine girilerek Torsiyonel Fako Enerjisi (Ultrason Enerjisi) ile kataraktlı mercek eritilir. Eriyen merceğin yerine daha önceden belirlenen akıllı lensler/ mercekler yerleştirilir. Kesi küçük olduğu için dikiş gerektirmez ve yara hızla iyileşir.

Sarı Nokta Hastalığında Enjeksiyon Tedavisi

Sarı Nokta Hastalığında Enjeksiyon Tedavisi Yaşa bağlı sarı nokta hastalığı, farklı iki türde görülür (kuru ve yaş) ve bu iki tür için belirtileri farklı olarak karşımıza çıkar. Kişinin kendi kendine gözünde sarı nokta hastalığını tespit etmesi olası olmadığından rutin göz muayenesi, klinik ortamda yapılacak testler ve erken teşhis çok önemlidir. Bu muayene ile hastalığın hem tanısı hem de türü belirlenerek ilgili tedavi yöntemine hızla karar verilir.

Teşhis konulurken hastanın şikâyetleri dinlenerek, ilgili belirtiler incelendikten sonra tedavi süreci başlar. Göz arkası muayenesi ile birlikte göz anjiografisi de bu tetkiklerdendir. Hastalığın belirtileri pek çok farklı göz hastalığı ile benzerlik gösterdiği için ileri testler ile hastalığın kesin tanısı konulur. Bunun için 3 farklı uygulamadan faydalanılır. 

Göz Arkası Muayenesi

Detaylı bir göz arkası muayenesi için öncelikle hastanın gözüne göz bebeğini büyüten damlalar damlatılır. Göz arkasını görmemizi sağlayan özel merceklerle muayenesi yapılır. Sarı nokta bölgesi net olarak görülebileceğinden, hem sarı nokta hastalığının tanısı hem de diğer hastalıklarla ayırıcı tanısı yapılabileceği gibi aynı zamanda kanama bulguları varsa görülebilir.

Optik Koherens Tomografi

Bu tetkik için göz bebeklerini büyütmemize gerek yoktur. Kolay ve basit bir tetkiktir. Damardan herhangi bir ilaç vermeye de gerek yoktur. Sarı nokta bölgesini bize tabaka tabaka gösterir. Hem hastalığın tipini hem de sarı nokta bölgesinin kalınlığını gösterir. Aynı zamanda yaş tip de olup, göz içi enjeksiyonu yapılan hastalarda da takipte yardımcı olur.

Göz Anjiografisi

Göz anjiyosu hastalığın kesin tanısını, tipini ve diğer hastalıklarla ayırıcı tanısını yapmak için uygulanan önemli bir tetkiktir. Bunun için öncelikle göz bebeklerini büyüten damlalar damlatılır. Kol yada el üzerinden damar yoluna girilerek ‘flöresein’ adı verilen bir boya maddesi damardan enjekte edilir. Hastanın oturur vaziyette anjiyo cihazında arka arkaya göz arkası resimleri çekilir. Sarı nokta bölgesindeki hasarlı dokuları bize net olarak gösterir. Hastalığın tanısı, tedavi kararı ve takibi ile tipi hakkında detaylı bilgi verir. Aynı zamanda diğer hastalıklarla ayırıcı tanı yapmaya yardımcı olur. Sarı nokta hastalığının türü belirlendikten sonra eğer genellikle görülen kuru tip de ise tedavisi, tansiyonu ve kandaki yağ düzeyini kontrol altına almak, Omega 3 tüketmek, sigarayı ve alkolü bırakmak ve gerekli vitamin ve minerallerce zengin beslenmek ya da bunları ağız yolundan kapsül olarak almak şeklindedir.

Nadir görünmekle birlikte rastlanan yaş yani yeni damar oluşumunun görüldüğü tipinde ise göz içi enjeksiyona başvurulur. Çok ince bir iğne ile tekniğine uygun şekilde göz içine ilaç enjeksiyonu yapılır ve bu tedaviyi gerektikçe her ay tekrarlayarak devam edilir amaç, yeni damar oluşumunu baskılamak ve yaş tipin ilerlemesini geciktirmektir.

Relex Smile Lazer

ReLEx SMILE Lazer, Görme bozukluklarında 1990’lı yıllardan beri kullanılan, 2000’li yıllardan sonra ise bıçaksız olarak gerçekleştirilen lazer teknolojisi yönteminde gelinen son nokta olan ReLEx SMILE, Gözde Herşey tecrübesi ve kalitesiyle uygulanmaktadır.

ReLEx SMILE lazer en yeni yani 3. kuşak lazer refraksiyon cerrahisidir. LASIK’de lazer uygulayabilmek için büyük bir kesi gerekirken, bu kesi ReLEx SMILE’de 2 mm’ye kadar düşmektedir.

Bıçaksız lazer tedavilerinde bir devrim niteliği taşıyan ve özellikle yüksek miyoplarda oldukça iyi sonuçlar veren ReLEx SMILE tedavisinde bütün cerrahi basamaklar tek lazerde ve bıçaksız olarak yapılmaktadır. Femto LASIK yöntemine göre çok daha küçük kesi ile disk çıkarılması (lentikül) şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu sayede yüksek numaralı hastaların güvenli tedavi, daha az batma, yanma, daha hızlı iyileşme ve daha az kuru göz problemi ile karşılaşma gibi avantajları da bulunmaktadır.

ReLEx SMILE lazer cerrahisi, Carl Zeiss Meditec’in patentli teknolojisi olan VisuMax femtosaniye lazer kullanılarak gerçekleştirilir ve FDA tarafından onaylıdır. SMILE prosedüründe, cerrah korneada küçük, lens şeklinde bir doku (lentikül) oluşturmak için femtosaniye lazer kullanır. Daha sonra aynı lazerle kornea yüzeyinde küçük bir yay şeklinde kesi yapılarak cerrah bu kesiden lentikülü çıkarır. Minik lentikül çıkarıldığında, miyopi düzeltilerek kornea şekli değiştirilmiş olur. Kornea kesisi dikişsiz birkaç gün içinde iyileşir ve keskin görme çok hızlı gerçekleşir.

ReLEx SMILE Lazer Adayları Kimlerdir?

Aktif bir yaşam tarzınız veya işiniz varsa, SMILE sizin için LASIK veya benzer prosedürlerden daha iyi bir seçenek olabilir. Eğer oldukça aktif iseniz, yanlışlıkla kornea flep’ini yerinden oynatarak sorunlara neden olabilirsiniz. SMILE, korneada LASIK gibi bir flep kesmeyi içermediği için flep oluşturma sonrasında yaşanabilecek komplikasyonlar da devre dışı bırakılmış olur.

Bu sebeple aktif yaşam tarzına sahip kişiler ve profesyonel sporcular için ReLex SMILE Lazer yöntemi en uygun operasyon yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

ReLEx SMILE Lazer Kimlere Uygulanabilir?

  • 18 Yaş Veya Daha Büyük Olmalısınız.
  • Son Bir Yıl Içinde Göz Numaralarınız Değişmemiş Olmalıdır.
  • Miyopiniz -1.00 Ila -10.00 Dereceler Arasında Olmalı, Astigmatınız Ise -5.00 Dereceden Büyük Olmamalıdır.
  • Genel Göz Ve Kornea Sağlık Durumunuz Uygun Olmalıdır.
  • ReLEx SMILE’ın Sizin Için Neler Yapabileceği Veya Yapamayacağı Konusunda Gerçekçi Beklentileriniz Olması Gerekir.

ReLEx SMILE Lazer Kimlere Uygulanamaz?

  • Numaraları Değişmekte Olan Hastalar.
  • Hipermetropi Hastaları (SMILE Ile Hipermetropi Tedavisi Çalışmaları Devam Etmekte; Ileriki Dönemlerde Hipermetropi Hastalarına Da Uygulanabileceği Düşünülmektedir.)
  • 18 Yaşından Küçük Olanlar.
  • İyileşmeyi Etkileyebilecek Cilt Veya Başka Hastalıkların Mevcudiyeti.
  • Aşırı Skar Veya Keloid Oluşumu.
  • Kornea Dejenerasyon Veya Hastalığı Olanlar.
  • İleri Glokom Hastalığı Olanlar.
  • Görmeyi Etkileyen Bir Katarakt Rahatsızlığı Olanlar.
  • Kontrolsüz Diyabet.
  • Belirli Göz Enfeksiyonu Geçmişi Olanlar.
  • Hamilelik Veya Emzirme Döneminde Olanlar.

ReLEx SMILE Lazer Sırasında Yaşayacaklarınız

Ameliyat öncesi çok detaylı bir göz muayenesi ve tetkikleri sonucu öncelikli olarak göz yapınızın SMILE cerrahisine uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ameliyat sırasında yaklaşık 27 saniye süren bir lazer prosedürü vardır. Gözlerinizi oynatmanızı engelleyen bir vakum halkası yerleştirilmesi sonrası lazer uygulanır ve doktorunuz kornea içinde oluşturulan parçayı sadece 2 mm olan bir kesiden dışarı çıkartır. Ameliyat sonrası kalan günde istirahat etmeniz önerilir.

Gün boyu sürecek olan sulanma, ışıklarda parlama ve gözlerde hassasiyet tamamen normal ve kullanılan damlalarla azalması sağlanmaktadır. 

ReLEx SMILE Lazer’in Faydaları Nelerdir?

Korneal flep oluşturmak için büyük bir kesi oluşturulmadığı için flep dokusuna ait komplikasyonlar beklenmez. Ameliyat hemen sonrasında flep katlanma ve yerine oturmama gibi komplikasyonlar da beklenmez. Uzun dönemde de göz üzerine olabilecek herhangi bir travmada kapakçığın yerinden oynaması riski yok edilmiş olur. Daha az bir kornea kesisi oluşturulduğundan, kesilen sinir sayısı daha az ve his kaybına bağlı ortaya çıkan göz kuruluğu minimal seviyelere indirgenir. Yapıaln işlem neticesinde hasta görme konforuna tekrar kavuşmuş olur.

SMILE yüksek görme kusurlarında kullanılabildiği için (miyopta 10 , astigmatta 5 dereceye kadar) yüksek bir görme kalitesi sağlar. Bu derecelerin üzerindeki hastalarda ise işlem sonrası yine derece düşeceği için hasta memnuniyet sağlanacaktır.