No Touch Lazer

NO TOUCH LASER – GÖZE DOKUNULMADAN, TEMAS OLMADAN YAPILAN GÖZ LAZER TEDAVİSİ

No Touch Laser tedavisi ile miyop,hipermetrop ve astigmat tedavisi göze dokunmadan yapılır.

Bu yöntem hangi hastalara uygulanabilir? Göz yapısı uygun olan miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir. Yani, uzak ve yakın görme sorunu olan hastalar bu tedavi için aday olabilir.  Özellikle korneası ince olan ve kornea yüzeyi normalden daha dik olan olgularda da  No Touch Laser tedavisi uygulanabilir.

Uygulama nasıl yapılıyor? No Touch Laser tedavi işlemi, sadece anestetik damla damlatılmasıyla yapılır ve uygulama sırasında hasta ağrı duymaz. Tedavi sırasında göze herhangi bir cihaz teması olmaz, lazer cihazından çıkan ışınlarla göze doğrudan tedavi yapılır. Tedaviden sonra gözlerin kapatılması gerekmez, hasta iki gözünü de açık tutarak evine gidebilir. Uygulama, aynı tedavi seansında iki göze birden yapılır. Hasta eve gittikten sonra 36 saat süreyle gözlerde batışma, kızarma, ışıktan rahatsız olma ve televizyondaki küçük yazıları bulanık görme türü yakınmalar gelişir. Tedaviden sonraki 4. günde hasta bilgisayarda çalışma ve otomobil kullanma türü işleri yapmaya başlar.

Gece görüş problemlerinde nasıl bir uygulama yapılır? Halk arasında ‘kartal gözü’ olarak da bilinen wavefront uygulamasında, göz içindeki ışık saçılmaları ve sapmaları ölçülür ve lazer tedavisi buna göre ayarlanır.  Bu sapmalar wavefront tekniğiyle düzeltildiğinde kişinin kendi göz yapısına uygun tedavi gerçekleşmiş olur.

Neden No Touch Laser?

No Touch Lazer

No Touch Lazer

NO TOUCH LASER – GÖZE DOKUNULMADAN, TEMAS OLMADAN YAPILAN GÖZ LAZER TEDAVİSİ

No Touch Laser tedavisi ile miyop,hipermetrop ve astigmat tedavisi göze dokunmadan yapılır.

Bu yöntem hangi hastalara uygulanabilir? Göz yapısı uygun olan miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir. Yani, uzak ve yakın görme sorunu olan hastalar bu tedavi için aday olabilir.  Özellikle korneası ince olan ve kornea yüzeyi normalden daha dik olan olgularda da  No Touch Laser tedavisi uygulanabilir.

Uygulama nasıl yapılıyor? No Touch Laser tedavi işlemi, sadece anestetik damla damlatılmasıyla yapılır ve uygulama sırasında hasta ağrı duymaz. Tedavi sırasında göze herhangi bir cihaz teması olmaz, lazer cihazından çıkan ışınlarla göze doğrudan tedavi yapılır. Tedaviden sonra gözlerin kapatılması gerekmez, hasta iki gözünü de açık tutarak evine gidebilir. Uygulama, aynı tedavi seansında iki göze birden yapılır. Hasta eve gittikten sonra 36 saat süreyle gözlerde batışma, kızarma, ışıktan rahatsız olma ve televizyondaki küçük yazıları bulanık görme türü yakınmalar gelişir. Tedaviden sonraki 4. günde hasta bilgisayarda çalışma ve otomobil kullanma türü işleri yapmaya başlar.

Gece görüş problemlerinde nasıl bir uygulama yapılır? Halk arasında ‘kartal gözü’ olarak da bilinen wavefront uygulamasında, göz içindeki ışık saçılmaları ve sapmaları ölçülür ve lazer tedavisi buna göre ayarlanır.  Bu sapmalar wavefront tekniğiyle düzeltildiğinde kişinin kendi göz yapısına uygun tedavi gerçekleşmiş olur.

Neden No Touch Laser?

  • Tedavi göze cihaz teması olmadan gerçekleşir.
  • İki göze aynı seansta tedavi yapılır.
  • Tedavi sonrası gözler kapatılmaz.
  • İnce kornealı hastalara uygulanabilir.
  • Miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir.
Kontakt Lens

Görme bozukluklarının düzeltilmesinde, göz renginin değiştirilmesinde, ya da kornea hastalıklarının tedavisinde kontakt lens kullanılmaktadır.

Kontakt lensler, 1800’lerde göz bebeğinin önünü tamamen kaplayan üfleme cam lenslerden yapılan incecik plastik kornea lenslerine uzanan bir evrim geçirmiştir. Günümüzde lens çeşitleri ve malzemeleri sağladığı kullanım seçenekleri ile çeşitlidir.

Göz yapısına uygun kontakt lens seçimi için göz doktoru tarafından göz muayenesi yapılır. Muayenede kullanılacak lens tipi, derecesi, taban eğrisi ve çapı belirlenir. Uyumu belirlemek için aynı anda veya mümkün olan en yakın diyoptride bir lens takılır. Lensin hareketi, dengesi, ortalaması incelenir.

Uygun Kontakt Lens Kriterleri

Kontakt lensler, korneanın üzerinde duracak şekilde tasarlanmışlardır. Esas olarak gözün ön kısmını kaplayan gözyaşı zarına yapışarak ve biraz da göz kapaklarının basıncı ile yerinde dururlar.

Göz kırpıldıkça göz kapağı kontakt lensin yüzeyinde kayarak, önünü hafifçe hareket etmesine neden olur. Bu hareket gözyaşlarının gerekli kayganlığı sağlamasına izin verir ve birikintilerin yıkanarak atılmasına yardımcı olur.

Çok sıkı lens hiç hareket etmez. Gözde hassasiyet oluşturabilir.Başta kullanıcı rahat olabilir ama görüş keskinliği zayıftır. Uzun dönemde komplikasyonlara neden olabilir.

Çok gevşek lens, aşırı hareket eder. Alt göz kapağı lensi çok hisseder. Göz kırpma sonrası görüntü bulanır. Lens merkezden kaçar. Lens kenarları kıvrılabilir.

  • Göze uygun olan lens, iyi ortalanmış olup, korneayı sarar.
  • Gözyaşının dolaşımı için lens hafif hareket etmelidir. Push-up testinde ve göz kırpma sonrasında 1 mm dikey hareket edebilmelidir.
  • Kullanıcı net ve rahat görmeli, lensi hissetmemelidir.
  • Göz kırpma sonrası görüş değişmemelidir.
  • Kenar şeridi göze baskı yapmamalıdır.
  • Kontakt lensler ile uyunmamalıdır. Denize ya da havuza girilmemelidir.
  • Kontakt lens kullanırken gözünüzde kızarıklık veya batma hissi oluşturduğunda hemen lensi çıkartıp doktora başvurulmalıdır.

Lenslerin Fiziksel Özellikleri

Arka yüzey: Lensin kornea ile temas eden kısmıdır.

Ön yüzey: Lensin kornea ile temas etmeyen yüzüdür. Işığın kırılmasını, kırma kusurunu düzeltmek için gereken ölçüde değiştirecek şekilde eğimlidir.

Temel eğri (Bace curve): Bir lensin rahat olabilmesi için göze temas eden arka yüzeyi ile korneanın ön yüzeyinin uyumlu ve benzer eğimde olması gerekmektedir. Temel eğri, arka yüzeyin optik alanının yarıçapıdır. Lensin göze uydurulması eğimi olduğu için en önemli parametrelerden biridir. Uygulanan lensin çok sıkı olduğu durumlarda temel eğri büyütülmeli, tersi hallerde küçültülmelidir.

Daha büyük temel eğri düzdür ve FLAT olarak adlandırılır. Daha küçük temel eğri ise eğimlidir, STEEP olarak adlandırılır.

Çap: Lensin merkezinde en dış kenarından diğer kenara doğru alınan mm ölçüsüdür. Çap lensin göze uyumunu etkiler. Yumuşak lenslerde bu değerler 13.5 / 14.5mm sert lensler için 7 / mm arasındadır.

Kornea Hastalıkları

Kornea, gözün en ön kısmında yer alan, ışığı odaklama ve gözü dış etkenlerden koruma görevine sahip, görme işlevinde büyük rolü olan, gözün eğimli saydam tabakasıdır.

Kornea Muayene Yöntemleri

Göz hekimi olmayan bir kişi lokal ışık ile kornea saydamlığını, yüzeyinin parlaklığını, kornea yaralanmalarını, pamuk bir çubuk yardımı ile kornea duyarlığını değerlendirebilir. Göz hekimleri kornea morfolojisi ve fonksiyonunu değerlendirmek için bazı cihazlar kullanırlar;

  • Biyomikroskopi: Kornea ve ön segmente ait diğer yapıların binoküler olarak incelenmesine yarar. Değişik kalınlıktaki ışık demetleri farklıaçılardan gönderilerek biyomikroskobun büyütmesi sağlanır ve kornea incelenebilir. Rutin olarak en sık kullanılan muayene yöntemidir.
  • Keratometri: Korneanın kırma gücünün ölçülmesidir. Kontakt lens ve göz içi lens implantasyonu uygulaması öncesinde kullanılır.
  • Topografi: Korneanın ön yüzünün topografik analizinde kullanılır.
  • Pakimetri: Kornea kalınlığının ölçümüdür.
  • Speküler mikroskopi: Endotel hücre sayısı ve yapısını gösterir.
  • Esteziometri: Kornea duyarlılığının değerlendirilmesine yarar.
  • Korneanın boyanarak muayenesi: Kornea yüzeyindeki kusurlar “floresseine ve rose bengal” solüsyonu ile görülebilir.
Göz Tembelliği

Göz tembelliği gözde ve göz sinirinde yapısal hiçbir bozukluk olmamasına rağmen bir gözün diğer göze oranla veya her iki gözün normal sınırlara oranla daha düşük görme kapasitesinin olmasıdır. Görme doğumdan itibaren öğrenilen bir duyudur. Beynimiz geliştiği sürece görmemiz de gelişir ve daha ayrıntılı görmeyi öğreniriz. Eğer bu dönemde görmemizi engelleyen bir durum oluşursa örneğin bir gözde diğerine göre daha yüksek bir numara olur ise o tarafta görme daha bulanık öğrenilir ve o göz tembel kalır.

Göz Tembelliğinin Nedenleri

  • Kırma kusuru: Bir gözde diğer göze oranla daha yüksek bir kırma kusurunun olması veya her iki gözde yüksek kırma kusurunun olması
  • Şaşılık: Tek gözde kayma
  • Diğer göz hastalıkları: Görmeyi engelleyen katarakt, korneada leke, göz kapağında göz bebeğini kapayan düşüklük
Astigmatizma Nedir

Astigmatizma Nedir ?Gözümüzün ön yüzeyinde kornea adı verilen saydam bir tabaka bulunur. Kornea yüzeyindeki düzensizlikler astigmata neden olur ve bu da  ışık kırma kusuruna yol açarak, nesnelerin görüntüsü bulanıklaşır.

Çoğu insanda az da olsa astigmatizma vardır ve herhangi bir tedavi gerektirmez. Astigmatizma sıklıkla miyop ve hipermetropi gibi diğer kırma kusurlarıyla birlikte  ortaya çıkar. Her yaştan kişide görülebilir.

Astigmatizma Neden Olur?

Astigmat kalıtımsal veya korneanın giderek inceldiği keratokonus hastalığından olabileceği gibi sonradan geçirilen bir kaza ya da travma (ameliyat, yaralanma) sonrası da oluşabilir. Eğer küçük yaşta yüksek dereceli astigmata rastlanıyorsa hastada keratokonus araştırılmalıdır. Bunun için de kornea topografisi çekebilen bir merkezde muayene çok önemlidir.

Astigmatizmanın Belirtileri Nelerdir?

  • Bulanık Ve Bozuk Görme,
  • Işıklı Yazılarda Dağılma Ve Netleşememe,
  • Baş Ağrısı,
  • Gece Görmede Zorluk.

Astigmatizma Dereceleri

Astigmatizma bir ışık kırma kusuru olduğundan,  hastanın yazıları ve resimleri net görmesini zorlaştırır. Gözde kırma kusuru bulunan birçok kimsede sonradan astigmatizma oluşabilir. Miyop ve hipermetrop gibi rahatsızlıklar ile birlikte görülebilir. Dolayısıyla düzenli göz muayenesi çok önemlidir ve rutin kontrollerde astigmatizma da bakılmalıdır.  
Gerekli görülürse astigmatla da ilgili gözlük kullanması gerekebilir. Burada önemli olan astigmat derecesidir. Örneğin derecesi çok düşük olan hastanın gözlük kullanması gerekmeyebilir. Fakat yaşın ilerlemesiyle birlikte astigmat dereceleri de hızla artmaktadır. Genç hastalarda ameliyat ile astigmat ortadan kaldırılabilirken yaşlılarda bu durum tam tersidir.

0,50-1,00 Arasındaki Astigmat Dereceleri

Bu kişilerin gözlük takmasına gerek yoktur ama ileriki yıllarda oluşabilecek ilerlemelere karşı düzenli göz muayenesi şarttır.

1,00-4,00 Arasındaki Astigmat Dereceleri

Bu dereceyi görmüş kişilerde diğer kırma kusurları da mevcuttur. Miyop ya da hipermetrop da göründüğü için gözlük kullanılması gereklidir. Bu hastaların rutin ve düzenli göz kontrolü çok önemlidir.

4,00 ve Üzerindeki Astigmat Dereceleri

Bu kişilerin göz muayenesini kesinlikle ihmal etmemeleri gerekir çünkü bu durum diğer göz sorunlarına da neden olmaktadır. Gözlük kullanımında da daha hassas davranmaları çok önemlidir çünkü astigmat dereceleri hızla ilerleyebilir. Olabildiğince bilgisayar, tv, telefon, kitap ve ışıklı görsel uyarıcılardan gözlerini korumalıdırlar.

Astigmat Testi

İnternet ortamında görme yetinizi basitçe ölçmenize yarayan kimi testler mevcuttur fakat bu kadar yaygın ve ilerlemesi hızlı olabilecek bir rahatsızlığın tanısının konulması ve tedavinin bir an önce başlaması için uzman hekim muayenesi önerilir. Tanı esnasında gerekirse optik sinir ve retinanın yakın bir şekilde incelenmesi için göz damlasıyla gözbebekleri genişletilerek de bakılır.

Astigmat Derecesi Düşer mi?

Uzman hekim incelemesi neticesinde astigmatınızın türüne ve hastanın yaşına göre uygun bir tedavi yöntemi önerilir, bu ilk etapta reçeteli gözlük ya da lens kullanımıdır. Gözlük ve lens net görüşü sağlamak için derecenizi düşürmez, seneler içerisinde azalabilir ya da artabilir eğer derece düşmüyor ve artıyorsa lazer cerrahisi önerilir fakat her hasta bu tedavi için de uygun olmayabilir bu yüzden detaylı bir göz muayenesi gerekmektedir.

Astigmat Nasıl Tedavi Edilir?

Günümüzde astigmat tedavisi olan bir görme kusurudur ve tek tedavisi lazer cerrahisidir. Eğer 18 yaşından büyükseniz, hamilelik dönemi ve emzirme gibi bir durum yoksa, diyabet ya da romatizma hastalığınız bulunmuyorsa, keratokonus  ve göz tansiyonu problemleriniz yoksa, göz dereceleriniz artık ilerlemiyorsa lazer tedavisi ile astigmat derecenizi düşürebilir ya da tamamen kurtulabilirsiniz.

Astigmat Ameliyatı

Miyop, hipermetrop ve astigmatın tedavisinde kullanılan ve refraktif cerrahide bütün dünyada uygulanan en yaygın yöntem LAZER’dir. Düşük dereceli astigmat tedavisinde en başarılı yöntemdir.
Birkaç tip lazer ameliyatı vardır;
İlki Lasik dediğimiz, kapak (flep) yaratarak yapılan ameliyatlardır. Bu ameliyatlarda dokuya ulaşmak için kornea üzerinde bıçaklı ya da bıçaksız lazerle bir kapak yaratılır, dokuya ulaşıp işlem gerçekleştikten sonra bu kapak kapatılır. Bu işlem yapıldıktan sonra hasta iyi görmeye başlar. Ağrı, yanma ve batma gibi şikayetler ya hiç olmaz ya da kısa sürelidir.
Diğeri ise PRK Lasek tipi yüzeyel yapılan ameliyatlardır. Bu tip ameliyatlarda korneada herhangi bir kesi oluşturulmaz. Yalnız korneanın en üstündeki epitel doku sıyrılıp lazer, hastanın korneasına direkt uygulanır. Operasyon sonrası kornea yüzeyini korumak amacıyla 2-3 gün kontakt lens takılmaktadır. Bu işlem sonrası net görüş seviyesine ulaşmak 3-4 haftayı bulabilmektedir. Lazer sonrası 3-4 gün ağrı, batma, sulanma ve görmede bulanıklık gözlemlenebilmektedir.
SMILE lazer ise en yeni yani 3. kuşak lazer refraksiyon cerrahisidir. Lasik’de lazer uygulayabilmek için büyük bir kesi gerekirken, bu kesi SMILE’ da 2 mm’ye kadar düşmektedir.
SMILE prosedüründe, cerrah korneada küçük, lens şeklinde bir doku (lentikül) oluşturmak için femtosaniye lazer kullanır. Daha sonra aynı lazerle kornea yüzeyinde küçük bir yay şeklinde kesi yapılarak cerrah bu kesiden lentikülü çıkarır. Minik lentikül çıkarıldığında, miyopi düzeltilerek kornea şekli değiştirilmiş olur. Kornea kesisi dikişsiz birkaç gün içinde iyileşir ve keskin görme çok hızlı gerçekleşir. Bu sebeple iyileşme çok hızlıdır ve göz kuruluğu, ağrı, batma gibi durumlar yaşanmaz .Ayrıca bu işlemlere uygun olmayan hastalara No- Touch Lazer tedavisi uygulanabilir.

No-touch Lazer  (TransPRK) Uygulaması

Kırma kusurunun giderilmesinde kullanılan yöntemlerden sadece biridir. Aslında ilk kuşak lazer cerrahisi olmasına rağmen sınırlı vakada güvenle uygulanabilmektedir. İsminden de anlaşılabileceği gibi göze dokunmadan, temas etmeden yapılan lazer tedavisidir. Özellikle temas hissinden tedirgin olan hastalar için konforlu bir yöntemdir. Avantajlarından biri de ince kornea yapısı olan hastalara uygulanabilir olmasıdır.

Astigmat Gözlük Takılmazsa İlerler mi?

Bazı özel durumlar hariç astigmat genelde ilerlemez.

Relex Smile Lazer

ReLEx SMILE Lazer, Görme bozukluklarında 1990’lı yıllardan beri kullanılan, 2000’li yıllardan sonra ise bıçaksız olarak gerçekleştirilen lazer teknolojisi yönteminde gelinen son nokta olan ReLEx SMILE, Gözde Herşey tecrübesi ve kalitesiyle uygulanmaktadır.

ReLEx SMILE lazer en yeni yani 3. kuşak lazer refraksiyon cerrahisidir. LASIK’de lazer uygulayabilmek için büyük bir kesi gerekirken, bu kesi ReLEx SMILE’de 2 mm’ye kadar düşmektedir.

Bıçaksız lazer tedavilerinde bir devrim niteliği taşıyan ve özellikle yüksek miyoplarda oldukça iyi sonuçlar veren ReLEx SMILE tedavisinde bütün cerrahi basamaklar tek lazerde ve bıçaksız olarak yapılmaktadır. Femto LASIK yöntemine göre çok daha küçük kesi ile disk çıkarılması (lentikül) şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bu sayede yüksek numaralı hastaların güvenli tedavi, daha az batma, yanma, daha hızlı iyileşme ve daha az kuru göz problemi ile karşılaşma gibi avantajları da bulunmaktadır.

ReLEx SMILE lazer cerrahisi, Carl Zeiss Meditec’in patentli teknolojisi olan VisuMax femtosaniye lazer kullanılarak gerçekleştirilir ve FDA tarafından onaylıdır. SMILE prosedüründe, cerrah korneada küçük, lens şeklinde bir doku (lentikül) oluşturmak için femtosaniye lazer kullanır. Daha sonra aynı lazerle kornea yüzeyinde küçük bir yay şeklinde kesi yapılarak cerrah bu kesiden lentikülü çıkarır. Minik lentikül çıkarıldığında, miyopi düzeltilerek kornea şekli değiştirilmiş olur. Kornea kesisi dikişsiz birkaç gün içinde iyileşir ve keskin görme çok hızlı gerçekleşir.

ReLEx SMILE Lazer Adayları Kimlerdir?

Aktif bir yaşam tarzınız veya işiniz varsa, SMILE sizin için LASIK veya benzer prosedürlerden daha iyi bir seçenek olabilir. Eğer oldukça aktif iseniz, yanlışlıkla kornea flep’ini yerinden oynatarak sorunlara neden olabilirsiniz. SMILE, korneada LASIK gibi bir flep kesmeyi içermediği için flep oluşturma sonrasında yaşanabilecek komplikasyonlar da devre dışı bırakılmış olur.

Bu sebeple aktif yaşam tarzına sahip kişiler ve profesyonel sporcular için ReLex SMILE Lazer yöntemi en uygun operasyon yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

ReLEx SMILE Lazer Kimlere Uygulanabilir?

  • 18 Yaş Veya Daha Büyük Olmalısınız.
  • Son Bir Yıl Içinde Göz Numaralarınız Değişmemiş Olmalıdır.
  • Miyopiniz -1.00 Ila -10.00 Dereceler Arasında Olmalı, Astigmatınız Ise -5.00 Dereceden Büyük Olmamalıdır.
  • Genel Göz Ve Kornea Sağlık Durumunuz Uygun Olmalıdır.
  • ReLEx SMILE’ın Sizin Için Neler Yapabileceği Veya Yapamayacağı Konusunda Gerçekçi Beklentileriniz Olması Gerekir.

ReLEx SMILE Lazer Kimlere Uygulanamaz?

  • Numaraları Değişmekte Olan Hastalar.
  • Hipermetropi Hastaları (SMILE Ile Hipermetropi Tedavisi Çalışmaları Devam Etmekte; Ileriki Dönemlerde Hipermetropi Hastalarına Da Uygulanabileceği Düşünülmektedir.)
  • 18 Yaşından Küçük Olanlar.
  • İyileşmeyi Etkileyebilecek Cilt Veya Başka Hastalıkların Mevcudiyeti.
  • Aşırı Skar Veya Keloid Oluşumu.
  • Kornea Dejenerasyon Veya Hastalığı Olanlar.
  • İleri Glokom Hastalığı Olanlar.
  • Görmeyi Etkileyen Bir Katarakt Rahatsızlığı Olanlar.
  • Kontrolsüz Diyabet.
  • Belirli Göz Enfeksiyonu Geçmişi Olanlar.
  • Hamilelik Veya Emzirme Döneminde Olanlar.

ReLEx SMILE Lazer Sırasında Yaşayacaklarınız

Ameliyat öncesi çok detaylı bir göz muayenesi ve tetkikleri sonucu öncelikli olarak göz yapınızın SMILE cerrahisine uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ameliyat sırasında yaklaşık 27 saniye süren bir lazer prosedürü vardır. Gözlerinizi oynatmanızı engelleyen bir vakum halkası yerleştirilmesi sonrası lazer uygulanır ve doktorunuz kornea içinde oluşturulan parçayı sadece 2 mm olan bir kesiden dışarı çıkartır. Ameliyat sonrası kalan günde istirahat etmeniz önerilir.

Gün boyu sürecek olan sulanma, ışıklarda parlama ve gözlerde hassasiyet tamamen normal ve kullanılan damlalarla azalması sağlanmaktadır. 

ReLEx SMILE Lazer’in Faydaları Nelerdir?

Korneal flep oluşturmak için büyük bir kesi oluşturulmadığı için flep dokusuna ait komplikasyonlar beklenmez. Ameliyat hemen sonrasında flep katlanma ve yerine oturmama gibi komplikasyonlar da beklenmez. Uzun dönemde de göz üzerine olabilecek herhangi bir travmada kapakçığın yerinden oynaması riski yok edilmiş olur. Daha az bir kornea kesisi oluşturulduğundan, kesilen sinir sayısı daha az ve his kaybına bağlı ortaya çıkan göz kuruluğu minimal seviyelere indirgenir. Yapıaln işlem neticesinde hasta görme konforuna tekrar kavuşmuş olur.

SMILE yüksek görme kusurlarında kullanılabildiği için (miyopta 10 , astigmatta 5 dereceye kadar) yüksek bir görme kalitesi sağlar. Bu derecelerin üzerindeki hastalarda ise işlem sonrası yine derece düşeceği için hasta memnuniyet sağlanacaktır.